Neden İktisat

 İktisat, toplumun refah düzeyini yükseltmeye yönelik dünyadaki kısıtlı kaynakların etkin şekilde nasıl kullanılması ve paylaşılması gerektiğini araştıran sosyal bir bilim dalıdır. İktisat biliminin birey ve toplum hayatında önemli bir yeri vardır. İzmir İktisat Kongresinde Atatürk, iktisadın toplum hayatındaki rolüne dair şöyle diyor:

 
“Bir ulusun doğrudan doğruya hayatı ile ilgili olan, o ulusun iktisadıdır. Tarihin ve deneylerin yoğunlaştırdığı bu gerçek bizim ulusal hayatımızda ve ulusal tarihimizde tamamen belirmiştir. Gerçekten Türk Tarihi incelenirse yükseliş, çöküş nedenlerinin iktisat sorunlarından başka bir şey olmadığı derhal anlaşılır. Tarihimizi dolduran zaferlerin yahut bozgunların tümü iktisat durumumuzla bağlantılı ve ilişkilidir. Yeni Türkiye'mizi layık olduğu yüksek düzeye ulaştırabilmek için iktisadımıza birinci derecede ve çok önem vermek zorundayız. Zamanımız tamamen bir iktisat döneminden başka bir şey değildir.”
 
İletişim teknolojisinin hızlı bir biçimde değiştiği günümüzde, ulusal ekonomiler küresel boyuta ulaşmıştır. Küreselleşme, ekonomileri sadece yerel değil, uluslararası düzeyde iktisadi politikalar uygulamaya ve bu politikaların sonuçlarını öngörmeye zorlamaktadır. Giderek karmaşıklaşan uluslararası ilişkiler ağı, hem ulusal hem de ulus ötesi iktisadi olguları ve faaliyetleri gözlemleme, yorumlama ve buna uygun etkin politikalar üretme bağlamında iktisat biliminin, dolayısıyla iktisat öğreniminin önemini daha da artırmıştır.
 
İktisat öğrenimi, bireylere herşeyden önce, hayatın bizatihi kendisi olan iktisadi faaliyetleri anlama ve iktisadi bakış açısıyla yorumlayabilme yeteneği kazandırır. İktisat bilim alanının çok kapsamlı olması ve öğretim programının da çeşitli disiplinler ışığında oluşturulması, öğrencilerin donanımlı ve üretken iktisatçılar olarak yetişmelerine olanak vermekte, kent, ülke ve dünya sorunlarını geniş bir çerçevede analiz etme ve çözüm üretebilmelerini sağlamaktadır.



Yukarı